Mittwoch, 30. Juni 2010

Apple Doesnt Fall Far From The Tree



:)

büyüyecegim ben..
büyüdüm, büyülendim, büyüklendim..

elmayi da pek sevdim.

---

hosgeldin kuzum!!
koklamak isterdim seni..
dinlemek, anlattiklarinla oralarda gezmek..

dualarin icin de pek bi dankeschön :)
ohh dedim.. hissettimmm!!
bu hal, dostumun duasi dedim :P

Mittwoch, 16. Juni 2010

Süphesiz ki..



Süphesiz ki, kedilerden uzak bir hayat eksikliklerle dolu.
Ama onun yerine, bir cok mükemmelliyet var.

Saymakla bitmez.

Sadece güzel ailem bile yeter bunu acmaya..
Güzel ailem, güzel evim.
Güzelim güzel herseyim..

Su günlerde hersey o kadar güzel ki.
Hep güzeldi, ama gün gectikce, bu güzellik icime islemeye basliyor.

Rabbim! Güzel ailem icin tesekkürler..

Elimi ayagimi herseyden cekmis durumdayim.
Bloguma bile yakinlasamiyorum,
bu güzelligi tatmakdan mahrum kalacagim diye..

Sonntag, 23. Mai 2010

Rainer Maria Rilke



DIE ERSTE ELEGIE

Wer, wenn ich schriee, hörte mich denn aus der Engel
Ordnungen? und gesetzt selbst, es nähme
einer mich plötzlich ans Herz: ich verginge von seinem
stärkeren Dasein. Denn das Schöne ist nichts
als des Schrecklichen Anfang, den wir noch grade ertragen,
und wir bewundern es so, weil es gelassen verschmäht,
uns zu zerstören. Ein jeder Engel ist schrecklich.
  Und so verhalt ich mich denn und verschlucke den Lockruf
dunkelen Schluchzens. Ach, wen vermögen
wir denn zu brauchen? Engel nicht, Menschen nicht,
und die findigen Tiere merken es schon,
daß wir nicht sehr verläßlich zu Haus sind
in der gedeuteten Welt. Es bleibt uns vielleicht
irgend ein Baum an dem Abhang, daß wir ihn täglich
wiedersähen; es bleibt uns die Straße von gestern
und das verzogene Treusein einer Gewohnheit,
der es bei uns gefiel, und so blieb sie und ging nicht.
   O und die Nacht, die Nacht, wenn der Wind voller Weltraum
uns am Angesicht zehrt –, wem bliebe sie nicht, die ersehnte,
sanft enttäuschende, welche dem einzelnen Herzen
mühsam bevorsteht. Ist sie den Liebenden leichter?
Ach, sie verdecken sich nur mit einander ihr Los.
   Weißt du’s noch nicht? Wirf aus den Armen die Leere
zu den Räumen hinzu, die wir atmen; vielleicht daß die Vögel
die erweiterte Luft fühlen mit innigerm Flug.
 

BİRİNCİ AĞIT

Çığlık atsam beni kim duyardı ki melek
mertebelerinden? peki ya ansızın kalbe kabul etse 
beni içlerinden biri: yok olurdum şüphesiz
kudretli varoluşunda. Çünkü güzellik, dehşetin
ancak katlanabildiğimiz başlangıcından başka şey değil
ve bizi mahvetmeye tenezzül etmediği için sakince,
hayranız ona böyle. Müthiştir her bir melek.
  Ve tutuyorum işte kendimi böyle ve yutkunuyorum
karanlık hıçkırıkların kuş-çağrısını. Kimden
medet umabiliriz ki, ah? Ne meleklerden, ne insanlardan,
ve mahir hayvanlar da farkında zaten,
pek güvenilir değiliz evimizde,
o yorumlanmış dünyada. Belki yamaçtaki bir ağaç
kalıyor bize, her gün yeniden
görürüz diye; dünkü sokak kalıyor bize
ve şımartılmış bağlılığı, yanımızda olmaktan hoşlanan
bir alışkanlığın, öyle kalmış ve gitmemiş.
  Ve gece ah, yüzümüzü kemirirken
uzay dolu rüzgâr –, kime kalmadı o özlemi duyulan,
nazikçe hayal kırıklığına uğratan ve her bir kalbi bekleyen
zahmetli gece. Daha mı hafif sevgililere? Onlar ki ah,
birbirlerini örterek, bahtlarını kendilerinden gizler yalnızca.
  Yoksa bunu bilmez misin hâlâ? Salıver kollarından boşluğu
soluduğumuz mekânlara kat; genleşen havayı
hisseder belki kuşlar, daha içten bir uçuşla.

Rainer Maria Rilke


Photo

Freitag, 26. Februar 2010

Vizirti..



-Asik olasim geldi demek isterdim, ama zati asikim ben.
Herkesin basina yagsin bu füzeler. Ask füzeleri..

-Her taraf maviye boyansin. Maviyi kesfettim de gecenlerde. Mavi; Marine. Turkuaz filam degil. Masmavi iste. Marine. Megersem ne güzel bir renkmis.
Daha önce hic dikkat atfetmedim. Dogru mu yazdim? Daha önce hic kullanmadim.
Evimde hic mavi yok. Ömer Barisi mi maviye bürsem?
Yok, o zati her renk; rengarenk :)
Neyi mavi yapabilirim? Yarina kadar düsüncem.. (:

-Haftasonu cok yogunuz. Tatilden bir haftasonu kacamagi yaparak, calismak ve yorulmak bana heycan veriyor. Hani tatile sabirsizlikla kucak acarsin.
Sonra tatil baslar ve sen bir boslukda kalirsin.
Ne yaparsan yap, dolmaz.. neye benzetelim bunu? Dinmeyen istah nasil olur?
Tamam sustum.. Sikayet yok :)

-Bugün anneannelere gittik Ömer Barisla. Cok tatli bir gündü. Dün gec vakitte dedemi arayinca, sesini özledigimi farkettim. Eheheh, sesini, emm, yani seni özlemisim ben dedecuuum dedim, oda "vhay beeh, bizi özleyen de mi vardi, ilk defa rastladim" dedi. Hatta demis misafirlerine filam. Sevindirik olmus.
Uyh, cok tatli bu yaslilar. Bugün bizi güldürdü filam. Üzüldü biz giderkene, trene binerkene arkama bakdim, gözleri süzülmüs gibiydi :)
Seviyorum bu aile vizirtilarini. Aile iste. Ömerikin ailesi benim ailem. Yani ikinci el ailem. Kullanilmis, sonra bana hediye edilmis. Bu yüzden koruyup kollamak gerek. Hele ki yaslilari. Ne narin onlar. Ben bile narinligimle halt etmisim yanlarinda.


-Kusura bakmayin iste. Deyindim yukarda bu sendroma. Tatildeki bos zamani doldurmaca. Seminer icin hazirliklar tamam. Valizleri hazirlayip, uyuyacagim. Uykum gelirse. Gelmezsede kendisi bilir. Hic cekemem. Alirim mp3 calarimi, dans ederim geceyle.. Püeeh...(:



Photo

Dienstag, 2. Februar 2010

tarcin, ne cok seviyorum seni.. kek'ime. kahveme, salep'ime.. herseyime yakisiyorsun :)



Dün cok sikildim ben.. Ders calisirkene daha da cok.
Ders calismiyorum diyerek söylenmesin diye, Barisin yanina oturdum..

Etrafa bakindim, hayaller kurdum, duvarlarimizi inceledim.. Sarkilar mirildandim..

Derkene; Baris basladi:

"Prenses, biz hangi meslegi icra ediyoruz?"
"Hic, issiziz.."
"Hayir! Biz ögrenciyiz. Meslegimiz budur.
Yani nasil ki her meslek icin bir caba, bir calisma,
bir terleme varsa, ögrencinin de bu zahmeti olmasi gerek.
Yoksa basarili olamayiz.."

Simdi Baris bunlari derkene, ben kahvemin yaninda duran tarcinla oynamaya basladim.
Oynadim, oynadim derkene, defterime döküldü..
Bembeyaz kagida nede yakisti o renk..
Baris hala konusuyor.. Ben tarcini izliyorum.. Kalemimi aldim, tarcinin ortasina cizgi cekdim.
Ahaha, neye benzedi.. ilk defa bunu yapmistim :)
Komiklik olsun diye, burnumu yaklastirdim, ve cekermis gibi yaptim..

Bakdim ki, Baris cokdan susmus ve beni izliyor ..

Gözlerinde o inanilmaz bakis..
Yani su bakis
"Sana inanamiyorum!! Ben hayati kurtariyorum, senin ugrastigin seye bak!!"

Dub di dup di dup di dup -.-

Gecenin geri kalan kismi sanki böyle bir tuhafdi :P
Gönlünü alamadim..
Ama sakaydi..
Güldüm ben..
Ama sadece benim güldügüm sey, saka olmuyormus ..
Öyle dedi..

Bende hak verdim.. Bana küs olmasin diye :)

Photo